My Neighbor Totoro: Biraz Hayal Gücü, Her İşi Çözer!

My Neighbor Totoro, Türkçe çevirisiyle Komşum Totoro Hayao Miyazaki‘nin yazıp yönettiği, Studio Ghibli‘nin belki de en ünlü eseri. (Hatta filmin doğaüstü karakteri olan Totoro daha sonra Studio Ghibli’nin maskotu haline gelmiştir.) 1988 çıkışlı bu fantastik film; bizleri, çocukluğumuza geri götürecek.

Konu

My Neighbor Totoro iki ana karakterimiz olan Mei ve Satsuki‘nin, ormanın ruhu olan Totoro ile tanışmalarını konu alıyor. Mei ve Satsuki’nin hasta anneleri bir hastanede tedavi görmektedir. Hastanede tedavi gören annelerine daha yakın olmak için Mei, Satsuki ve bir üniversitede profesör olan babaları yeni bir yere taşınırlar. Japonya’da kırsal alanda ufak ve samimi bir köydür burası ve evlerinin hemen yanında bir orman bulunmaktadır. Mei ve Satsuki burada ormanın ruhları ve Totoro ile tanışırlar. İki kız kardeşin hayatı taşındıkları bu yeni yerde; annelerinin hastalığı, günlük olaylar, Totoro ve çeşitli orman ruhlarıyla birlikte değişik bir hal almaya başlar.

Satsuki ve Mei

Filme adını da veren Totoro karakteri aslında filmde çok fazla gözükmüyor. Filmin süresi 1 buçuk saat, yani fazla uzun değil ve Totoro karakteri ilk kez 30. dakikadan sonra görünüyor. Film daha çok bir karakter hikayesi gibi. Belirli bir olay örgüsü etrafında dönmüyor, bir amaç yok. Satsuki ve Mei karakterlerini daha fazla tanıyoruz ilerledikçe. Dediğim gibi film normal bir senaryo gibi giriş, gelişme, sonuç şeklinde ilerlemiyor.

Satsuki ve Mei

Satsuki ve Mei çocukluğun tüm samimiyetini üzerinde taşıyan, çok tatlı karakterler. Satsuki abla olduğu için ve annesi de hastanede yattığı için Satsuki’nin biraz daha sorumlulukları olduğunu söyleyebiliriz tabii. Fakat ikiside sürekli mutlular. Filmin başlangıcında taşınırken birlikte yaptıkları zaten az çok bizlere ikisini çok güzel gösteriyor. Aynı zamanda bu yeni taşındıkları kırsal bölge ve doğanın içerisindeki çocukların mutluluğu bir şehirleşme eleştirisi de taşımaktadır. Zaten Miyazaki’nin çoğu filminden ne kadar doğa aşığı bir insan olduğunu biliyoruz.

Korkularına Gül

Satsuki ve Mei çok enerjik ve korkusuz kızlar. Yeni taşındıkları evin içinden çıkan küçük, siyah yaratıklar (filmde toz tavşancığı diye aktarılıyorlar.) onları hiç korkutmuyor, aksine onlara bağırarak dışarı çıkarmaya çalışıyorlar. Bu cesur ve korkusuz yapıları da babalarından kaynaklanıyor. Mei ve Satsuki’nin babaları Tatsuo, korkusuz ve her şeye pozitif yaklaşan birisi. Filmin başında evin perili olduğundan bahsedilirken, “hep perili bir evde yaşamak istemişimdir.” diyerek gülmesi ve özellikle banyo sahnesinde çocuklar korktuğunda “hep birlikte gülerek öcüleri kovalım.” demesi bunu çok iyi gösteriyor zaten. Satsuki ve Mei de bu yüzden korkularını hep üzerlerine giderek yenen ve cesur kişiliklere sahipler. Ve belki de Mei bu sayede Totoro ile tanışıyor. Çünkü o büyük ve farklı yaratıktan korkmuyor ve Totoro ona kükrediğinde gülüp o da Totoro’ya kükrüyor ve Totoro bile bu duruma şaşırıyor.

Totoro

Gelelim filme adını veren karakterimiz Totoro’ya. Totoro ormanın ruhu. Fakat film her zaman aklımızda yer tutan “hayaletler veya ruhlar korkutucu olmalıdır.” algısını değiştiriyor ve çok şirin bir karakterle karşımıza çıkıyor. Ormanın ruhu olan Totoro genelde vaktini ormandaki kovuğunda uyuyarak geçiriyor. Geceleri uyanıkken ise sihirli tohumlarla ormanın büyümesine yardımcı olmakta ve onu korumaktadır. Ancak Totoro herkese görünmez. Sadece görünmek istediği kişilere görünür ve film boyunca Satsuki ve Mei dışında kimse Totoro’yu görmüyor.

Önceden de söylediğim gibi Totoro filmde çok az yer alıyor. Sadece kızlar korktuğunda ve gerçek dünya kahredici gelmeye başladığında ortaya çıkıyor. Yani sadece ihtiyaç anında beliriyor film boyunca ve karakterlerimizin içinde bulunduğu korkutucu veya bunaltıcı durumu, huzurlu ve biraz da garip bir hale sokuyor. Bunu özellikle filmin en iyi sahnelerinden olan otobüs durağında görüyoruz. Zaten anneleri hasta olan ve sadece babalarıyla kalan bu iki kız kardeş, babalarını karşılamaya gittiklerinde otobüsten inmiyor. Saatler ilerliyor, karanlık çöküyor ve etrafta sadece sessizlik hakim. Mei’nin de uykusunun gelmesi Satsuki için durumu daha da zor hale sokuyor. Babalarının da hala gelmemesi en korkutucu soruyu getiriyor tabii ki karakterlerimizin aklına.

Fakat işte bu sahnede yine karakterlerimizin yardımına Totoro yetişiyor. Seyircinin de artık gerilmeye başladığı bu sahne Totoro’nun görünmesiyle birden rahata kavuşuyor ve garip bir hal alıyor.

İşte izleyicilerin ve kızların Totoro‘yu bu kadar sevmesinin en büyük nedeni, biraz hayal gücünün bizi korkular tarafından yutulmaktan nasıl koruyabileceğini göstermesi.

Tunay Oer

Bilimkurgu ve Fantastik eserlerin delisi ve Rock müzik bağımlısı bir insan evladı :)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir